Salı, Aralık 26, 2006

İşte fotoğraflaaaaarrrr:))

Sevgili Aslı'nın annesi, Senem, anne ve bebişi, Meltem, morkoyun, renkler, çenebaz, koyubeyaz ve tebrik ileten herkese çok çok çok teşekkür ediyorum. Bilge ve Deniz çok iyiler, evdeyiz. Ama ben uzun bir süre bloga birşey ekleyemeyebilirim. Yine de en kısa zamanda fotoğraflarıyla tekrar burda olacağım. Herkese sevgiler...

Çarşamba, Aralık 20, 2006

AŞKLARIM GELİYOOOR :))


Bu gün kontrolümde kasılmalarım başladı birden. Doktorum da, ya yarın ya da diğer gün bebeklerimi almaya karar verdi. Kasılmaları durdurmak için, serum içinde bir ilaç verildi bana. Tabi hemen Nejat'a haber verdik. Şu anda yolda, 7 saate burada olur. Gelir gelmez beni karadeniz pidecisine götürecek. :)) Eh kızlarım doğmadan son kaçamak. Nasıl heyecanlıyım anlatamam. Düşünsenize, minik kızlarım polifonik (çok sesli) koro şeklinde ağlayacaklar. Birini beslerken, diğerinin gazı çıkartılacak, sonra altları sırayla değiştirilirken öteki yine acıkacak. Bir tatlı telaşın tam ortasına düşüvereceğiz işte.
Banu'dan rica ettim, kendi bloguna bizim kızların resmini ekleyecek. Banu'nun blog adresini yazıyorum, kızlarımla onun sayfasında tanışacaksınız dostlarım. Herkese sevgiler, bana şans dileyin lütfen.

Pazar, Aralık 17, 2006

DAHA DOĞMADILAR


Eşim haftasonu yanıma geldi. Çok çok iyi oldu tabi. Hazır Nejat buradayken kızlarım doğar mı acaba dedim ama, henüz niyetleri yok. Ciddi anlamda ağırlaştım artık. Koltuklardan kalkarken bile yardıma ihtiyacım oluyor. Bu gün itibarıyla 8 ay 1 günlük hamileyim. Ama sanırım 10 aylık hamile gibi görünüyorumdur. Söylemedi demeyin, "acaba daha doğurmadı mı" diye sayfamı ziyaret eden sevgili dostlarım, her an bir süpriz bekliyorum. Birazcık da korkuyorum. Ama daha çok heyecanlıyım. Tabi ki bu karmaşık duygularım çok normaldir. Dilerim herşey yolunda gitsin. Aslında buna hiç şüphem yok. Çevremde o kadar çok beni seven, fedakarlıklarda bulunan, hep destek olan insanlar var ki. Herkese çok teşekkürler, hepinizi çok seviyorum.

Salı, Aralık 12, 2006

İkiz Gebe Olduğumu Öğrendiğimizde :))





Tarih 26 Mayıs 2006. Hastaneden babanızın iş yerine dönmüşüz. Yukarıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi, elimle sizin ikiz olduğunuzu işaret ediyorum. Tam 5 haftalıksınız canım kızlarım. Ultrasoundda iki minik kesecik görünüyor yalnızca. İsimleriniz de, sizin ikiz olduğunuzu öğrendiğimiz o günden beri, ben ve babanız tarafından belirlendi. Hayatımıza girdiğiniz için çok mutluyuz sevgili kızlarımız Bilge ve Deniz. Yukarıdaki fotoğraflar o günkü heyecanımızı ne kadar yansıtıyor bilemiyorum ama, o heyecan hiç bitmedi kızlarım. Bilakis günden güne artıyor. Şu an 34. haftanın sonuna yaklaştık. 8 ayımızın bitmesine sadece 4 gün kaldı. Anneniz 86 kiloya da ulaştı. Babanızı geçtim artık, en büyük benim!!!

Cuma, Aralık 08, 2006

Karar Değişikliği


Son kontrolüm dündü. Rahim boynu uzunluğu hızlı düşüşünü durdurduğu ve erken doğum riski azaldığı için daha önce belirlenen günde (15 Aralık'ta) doğum gerçekleşmeyecek. Yani özgürsünüz bebeklerim. Doğum tarihinin kararını size bıraktık. Bu durumda babanız doğumdan önce yanımızda olamayacak malesef. Bu beni üzmüyor dersem yalan olur. Ama şartlar böyle oldu yavrularım. Mühim olan sağlıkla birbirimize kavuşmamız hepimizin. Siz kolaylıkla ve sağlıkla doğacaksınız, babanız da Ankara'dan buraya arabayı, yavaşça ve heyecanlanmadan kullanıp gelecek. Anlaştık mı canım ailem?! Hepinizi çok seviyorum.

Salı, Aralık 05, 2006

Yavru Kumru




Şu an 6 adet kedisi olan arkadaşımız Güliz, bulduğu yavru kumruya bakmamızı rica etmişti. Kendisi sokaktaki kedicikleri besleyen ve gerekli gördüğünde onlara evini açan bir insan gibi insandır. Tabii kendi evinde kumruyu beslemesi mümkün değildi. Ve biz bu sayede Nejat'la kendimizi tam bir anne baba gibi hissetmeye başlamıştık. Yavru kumrumuza, şırınga içine çektiğimiz yumurtalı havuçlu besleyici karışımı ilk başlarda biraz zorla yediriyorduk. Daha sonra o da bize alıştı ve bizi gördüğünde sevinç gösterilerinde bulunmaya başladı. Kanatlarını heyecanla titretip, ince bir sesle küçük çığlıklar atıp, yerinde duramıyordu. Zaman daha da ilerleyince evin gerçek bir bireyi olmuştu. Hiç bir odada yalnız kalmıyor, biz neredeysek takip ediyor, kucağımıza, başımıza, omuzumuza konuyor ve bizi öper gibi gagalıyordu. Ve bir gün yavru kumrumuzun doğaya, kendi cinslerinin arasına karışma zamanı geldi tabii. Bütün gün balkonun kapısını açık bıraktım, balkondaki sandalyeye koydum kuşumuzu. Ama ısrarla içeri geri uçtu. Ben de ısrarla balkona tekrar çıkardım. Ertesi sabah gitmişti. Çok ağladım arkasından, bir kere bile ziyaretimize gelmedi. Ama o gerçek ailesinin yanında mutludur diye kendimi teselli ettim. Belki de şimdi göklerde bizim minik torunlarımız uçuşuyordur değil mi?!